Türkçenin doğru kullanımı ve medya (4) « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 03:29

Türkçenin doğru kullanımı ve medya (4)

Türkçenin doğru kullanımı ve medya (4)
Son Güncelleme :

22 Ekim 2020 - 9:54

803 views
reklam

Doğada duyulan seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcükler vardır ki buna yansıma sözcükler denilmekte. Bu sözcüklerde ses anlam ilişkisi güçlüdür. Bu tür sözcükler sese dayalı olduğundan çoğu dilde benzerlik gösterir. Karıştırılmaması gereken şey şudur: Yansıma sözcükler, yalnızca “duyma” eylemi sonucunda oluşur. Mesela “kıpkızıl bir Güneş” sözcük grubundaki “kıpkızıl” sözcüğü bir yansıma sözcük değildir.
YANSIMA SÖZCÜKLER
 Yansıma sözcüğün olduğu yerde, mutlaka duyduğumuz bir sesin yazıdaki karşılığı bulunmalıdır. Çalılıktan çıtır çıtır sesler geliyordu. Su şırıl şırıl akıyordu. Kedi mışıl mışıl uyuyordu. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüşüyorlardı. Cümlelerinde tekrar edilen sözler yansımadır. Yansıma sözcüklere benzeyen ancak ses ilgisi bulunmadığından yansıma denmeyen sözcükler de vardır. Güneş pırıl pırıl parlıyordu. Işıl ışıl bir güne merhaba dedik.  Cümlelerinde tekrar sözler sese dayalı olmadığından yansıma değildir.
 İKİLEME
Sözün anlamını pekiştirmek, onu zenginleştirmek ya da değişik anlam ilgileri oluşturmak için iki sözün bir araya getirilmesiyle oluşan söz öbeğidir. İkilemeler Türkçenin zenginliğidir ve doğru kullanıldıklarında anlatımı güçlendiren öğelerdir. İkilemeler yapıca ve anlamca farklılıklar gösterir. (A). Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılabilir. Yavaş yavaş yürüyerek evi terk etti. Koşa koşa gitti. (B) Yakın anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir. Yalan yanlış bilgilerle okulu karıştırdı. Artık kimsede bu günden sonra ar namus kalmadı. (C) Karşıt anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir. Aşağı yukarı on gündür kimse bu eve uğramadı. İşin aslını er geç öğreneceksiniz. (D) Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle yapılabilir. Eğri büğrü yollardan köye gelebildik. Konferansta iri yarı bir akademisyen bağırarak bildirisini sundu. (E) Her ikisi de anlamsız sözcüklerle yapılabilir. Ivır zıvır ev eşyasını ambara koyduk. Böyle eften püften nedenlerle insanları oyalama. (F) Sözcüklerden biri ya da her ikisine ekler getirilerek yapılabilir. Onu baştan aşağı şöyle bir süzdü. Seninle başa baş mücadele etti. Her ikileme cümleye değişik bir anlam katar. Yüzüme acı acı gülümsedi. (Kuvvetlendirme) Gideli aşağı yukarı iki gün oldu. (İhtimal) Ivır zıvır eşyayı atın. (Değersiz) Caddede sıra sıra ağaçlar vardı. (Çokluk)
AD AKTARMASI
Benzetme ilgisi kurmadan bir sözün başka bir söz üzerine kullanılmasıdır. Bunda, parça söylenip bütün, genel söylenip özel çağrıştırılabilir. “Biz hilale şan arayan gemicileriz.” dizesinde “hilal” sözü bayrak yerine kullanılmıştır. Ad aktarmasının diğer adı “mecaz-ı mürsel’dir. Ad aktarmalarında bir sözcük, kendi anlamıyla ilgili daha genel veya özel bir anlamı karşılamak üzere kullanılır. Bu tür durumlarda cümleyi okuduğumuzda, ilk başta saçma bir anlam ortaya çıkar. Fakat kastedilen anlam düşünüldüğünde, burada bir ad aktarması olduğu anlaşılır. Örneğin “Bu derste Fikret’i okuyacağız.” sözünde “Fikret” sözü Fikret’in şiirleri anlamında kullanılmıştır. Yine “Çaydanlık kaynıyor.” denildiğinde mantıksız bir durum önce gözümüze çarpmaktadır. Çünkü bir çaydanlık kaynayamaz; ancak içindeki su kaynayabilir. O hâlde çaydanlık, içindeki suyun yerine kullanılmış ve burada bir ad aktarması yapılmıştır.
Sözün özü: Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki şuurla doğru olarak işlensin. Muhabirlerin, yazarların, çizerlerin, spikerlerin, programlar yapan kişilerin bunları çok iyi bilmeleri gerekiyor. Özellikle taşrada çıkan gazetelerde, televizyon yayınlarında dilimiz çok iyi kullanılmalıdır. Kullanılmadığı takdirde dilimiz her geçen gün yanlışlıklarla dolu olarak karşımıza çıkar. Yeni nesil de bu yanlışlıkların kurbanı olurlar.
—-
 
 
 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam