TÜRKİYE’NİN BAŞARISININ SIRRI « Bursa'da Meydan

30 Temmuz 2021 - 03:12

TÜRKİYE’NİN BAŞARISININ SIRRI

TÜRKİYE’NİN BAŞARISININ SIRRI
Son Güncelleme :

23 Ekim 2019 - 8:49

13 views
reklam

Uzun yıllar geri kalmış ülkeler arasında sayılan Türkiye artık dünya sıralamasında ekonomisi 17. büyük ülke konumundadır.
İhracatın ithalatı karşılaması henüz mümkün olmasa da 2023 yılı hedefleri ile birlikte önemli bir gelişme sağlanacağı da görülmektedir.
Türkiye daha önce Devlet Planlama Teşkilatı(DPT) tarafından yapılan beşer yıllık kalkınma planlarını uygulamayı hedeflerdi.
Şu an ise farklı bir anlayışla 2023, 2053 ve 2071 hedefleri konmuş durumda.
Bunlar çok daha uzun vadeli hedefler.
İlk etapta 500 milyar dolar ithalat ve 25 bin dolarlık kişi başına geliri hedefliyor.
Eskiden Türkiye böyle iddialı hedefleri koymaya cesaret bile edemezdi.
Şimdi ise dünyanın dört bir tarafında iş yapan işadamlarına sahibiz.
İşadamlarımız dünyanın her tarafındaki fuarları ziyaret ederek son teknolojik gelişmeleri takip etmektedirler.
Artık sanayide, katma değerli ürünlerin üretilmesine ve inovasyona dikkat edilmektedir.
Bu da, hammadde yerine işlenmiş mamul madde üretmek anlamına gelir.
Ancak o zaman ihracat gelirlerimizde artış olur.
Her alanda çok büyük gelişme sağlamamıza rağmen halen yerli otomobilimizi bile üretebilmiş değiliz.
Uzun yıllardan beri ithal ikameci sanayileşmenin kıskacı altında kaldık.
Ülkemizde kurulan büyük otomotiv sanayilerinin en önemli parçaları hep dışarıdan geldi.
Başımızdaki idarecilerimiz de, milli bir seferberlik ilân edip yüzde yüz yerli sanayimizin oluşmasını sağlayamadılar.
 ***
Şimdi Erdoğan ile birlikte Türkiye kabuğunu kırmaya çalışıyor.
Kara, hava ve denizde savaşacak araçlarımızı kendimiz yapmaya başladık. Yavaş yavaş dışa bağımlı olmaktan kurtuluyoruz.
Bu en son Suriye harekâtında da bunun semerelerini gördük.
Kendi ürettiğimiz İHA ve SİHA araçlarımızın fonksiyonları ile bölücü terör unsurlarına ciddi kayıplar verdirdik.
Birçok konuda kendimize yetip dışarı milyarlarca dolar akıtmamak için yerli sanayimizin hızla kurulması noktasında herkes taşın altına elini koymalıdır.
Yılların büyük ihmalleri bizleri yabancılara bağımlı kılmıştır.
Bu duruma alışık olan ABD ve Avrupa ülkeleri şimdi ne yapacaklarını şaşırmış durumdadırlar.
En son harekâtta bize silah vermeyeceklerini açıklamaları da Türkiye için komik bir hareket olarak algılanmıştır.
Milletimizin hiç umurunda olmamıştır bu Avrupa ülkelerinin efelenmeleri.
ABD, S-400’lerin alınması konusunda Türkiye’yi o kadar tehdit etmesine rağmen Türkiye kendi istediğini yaparak S-400’leri almıştır.
F-35’lerin üretiminden Türkiye’yi çıkartacakları tehdidi de Türkiye tarafından kaale alınmamıştır.
 ***
Lider ülke olmak sözle değil icraatla olur.
En son olaylarla birlikte görülmüştür ki; gerek S-400’ler konusunda olsun ve gerekse de Barış Pınarı Harekâtı konusunda olsun Türkiye dediğini yapmış ve istediğini de almıştır.
Yani hem sahada kazanmış ve hem de masada tarihi bir başarıya imza atmıştır.
Kime karşı?
Dünyanın bir numaralı süper gücüne karşı.
Bunda, Erdoğan’ın liderliğinin çok önemli bir payı vardır.
Dimdik durmuş ve geri adım atmamıştır.
Düşünebiliyor musunuz; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ Ortadoğu bataklığında ne işimiz var?” deyip korkak bir politika izleseydik bu netice hasıl olur muydu?
Veya, şehitlerimiz geliyor diyerek, sırf hükümete zarar vermeyi amaçlayıp vaveyla kopartmakla bu başarılara imza atılabilir miydik?
 
 
 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam