Yüzler bu dönemde nasıl yüzsüzleşiyor.. « Bursa'da Meydan

27 Ekim 2021 - 22:59

Yüzler bu dönemde nasıl yüzsüzleşiyor..

Yüzler bu dönemde  nasıl yüzsüzleşiyor..
Son Güncelleme :

19 Nisan 2020 - 21:44

13 views
reklam

Ölüm yıl dönümünde Rahmetle andığımız Turgut Özal’ın sıkça kullandığı bir tabir vardı. “Siyasette oynak merkez” diye…
Rahmetlinin ifade etmek istediği aslında oynak siyasetçilerin bulundukları konumda sürekli zikzaklar çizmesi,güvenirliklerinin ortadan kalkmasını ifade ediyordu.
Zaten halkta bu ülkede hiçbir zaman gayri siyaset anlayışına prim vermemiştir.
Bundan sonrada vermeyecektir.
Bu anlayış eninde sonunda duvara toslamıştır.
Burada esas olan insanda YÜZ olmasıdır.
Bu ülkenin her şeyinden sonuna kadar faydalanan bir takım yüzlerin bugün nasıl yüzsüzleştiğine şahit oluyoruz.
Bakın ülke önemli bir süreçten geçiyor.
Devletin tüm imkanları seferber edilmiş.
Yardımlar bizzat Cumhurbaşkanlığı tarafından koordine ediliyor.
Ama birileri utanmadan sıkılmadan gönderilen yardımlardan insanlara Virüs bulaşabileceğini ima edip insanların kafasını bulandırmaya çalışıyor..
Bazı dansöz kalemler,kime hizmet ettikleri belli olmayan bu tipler Türkiye’nin dünya devletlerine yardım etmesini içine sindiremiyor.
Bazı siyasiler,dünyanın gıpta ile baktığı şehir hastanelerine kara çalmaya çalışıyor…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasiler paravanla bölünmüş fuar alanını hastane diye halka yutturmaya çalışırken devleti suçluyor.
Bugüne kadar cami ile cemaatle işi olmayanlar,sanki bu ülkenin diyaneti yokmuş gibi fetvaya soyunuyor.Bu yetmiyormuş gibi fitre zekat istiyor.
Bazılarının ise hiç yüzü kızarmadan sürekli yalan söylüyor..
Sevgili okurlar;
Yüz,kalbin aynası ve birebir örtüşenidir.
Kalpten ne geçiyorsa,yüze de o yansır.Kalpten ihlâslı düşünceler ve sofiyane hal ve duruşlar geçiyorsa,yüz buna kayıtsız kalamaz,yüz de nurlanır ve gururlanır. Bu durumda yüz, gerçek örtüşeniyle buluşur ve hiç zorlanmadan, acı çekmeden, mutlulukla tebessüm eder.
Güzellikleri yansıtır.
Ama kalpten çirkef düşünceler geçiyorsa yüz de bu durumdan nasibini alır, şekilden şekle girer.Yüz kalpteki çirkefliği örtmeye çalışır.Kendini gurur ve mutlulukla takdim edemez.Tezatlık daha yüzde kendini gösterir;yanaklar kulaklara gidiyorken, gözler yerin dibinde magmayı yoklar.
Yani kalp,nifak merkezi olmuş ve herkesi yüzle aldatıyor ve zehirliyorsa;
İşte o zaman,bu durumu önceden anlayabilmek ve gerekli tedbirleri alabilmek için, o kalbin yansıtıcısı yüze iyice ve dikkatlice bakmak gerek.
Mesela ben çok iyi tanıdığım bir insanın yalan söylediğini sık sık gözlerini yummasından anlarım.Bu durumda olan insanların kimisi gözlerini yumar,kimisi gözlerini mahcup edalarla kaçırır,kimisi de istem dışı el ve vücut hareketleri yapar.
Kalbin fitne ve fesat merkezli talimatlarına yüz direnir.Onun için organlar uyumsuzlaşır ve huysuzlaşır.Buradaki yüz,yüzdeki anlamını yitirir,dolayısıyla “yüzsüz-leşir.”
Bugün gelinen noktada anlamını yitirmiş bir yüz varsa,başka bir düşüncenin boyunduruğu altına girmiş ve dolayısıyla “yüzsüz” olmuş demektir.
Bugün tüm yapılanlara bakarak insanların mücadelesini gölgelemek isteyenlere söylenecek en güzel söz  EVET yüzsüzsünüz.
Hadi diyelim ki, aynanın karşısına geçtiniz ve yüzünüze bakıyorsunuz; vicdanınız ve kalbiniz arkadan sızlamıyorsa,aynada yüzünüzü bulamazsınız,yüzsüz olduğunuzun itirafını da kolay kolay kabul edemezsiniz.
Kendi yüzünde özgün kişiliklerinin en değerli yansıtıcısı olarak kendi yüzlerini taşıyanları,buradan bir kez daha selamlıyorum…
Kolay gelsin..
Bizde bazı yüzlerin nasıl yüzsüleştiğine şahidiz..

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam