Yüzler nasıl yüzsüzleşti… « Bursa'da Meydan

30 Kasım 2021 - 23:59

Yüzler nasıl yüzsüzleşti…

Yüzler nasıl yüzsüzleşti…
Son Güncelleme :

23 Ekim 2019 - 8:43

34 views
reklam

Rahmetli Turgut Özal döneminde siyasetçilerin sıkça kullandığı bir tabir vardı; “Siyasette oynak merkez”
Burada ifade edilmek istenen aslında oynak siyasetçilerin bulundukları konumda sürekli zik zaklar çizmesi, güvenirliğini yitirmesi vurgulanıyordu.
Zaten halkta, siyaseti ‘entrika’ ve ‘ahlaksız planlar’ olarak algılayan anlayışa da gereken cevabı zamanı geldiğinde vermiştir.Bundan sonrada verecektir.
Bu ülkede ‘gayri nizami’ siyaset anlayışının eninde sonunda duvara tosladığına tarih şahit olmuştur.
Burada önemli olan insanda yüz olmasıdır.
Ama bu ülkenin her şeyinden sonuna kadar faydalanan bir takım yüzlerin nasıl yüzsüzleştiğine şahit  oluyoruz…
Yüz, kalbin aynası ve birebir örtüşenidir. Kalpten ne geçiyorsa, yüze de o yansır. Kalpten ihlâslı düşünceler ve sofiyane hal ve duruşlar geçiyorsa, yüz buna kayıtsız kalamaz, yüz de nurlanır ve gururlanır. Bu durumda yüz, gerçek örtüşeniyle buluşur ve hiç zorlanmadan, acı çekmeden, mutlulukla tebessüm eder. Güzellikleri yansıtır.
Ama kalpten çirkef düşünceler geçiyorsa yüz de bu durumdan nasibini alır; şekilden şekile girer. Yüz kalpteki çirkefliği örtmeye çalışır. Kendini gurur ve mutlulukla takdim edemez. Tezatlık daha yüzde kendini gösterir; yanaklar kulaklara gidiyorken, gözler yerin dibinde magmayı yoklar.
Yani kalp, nifak merkezi ve herkesi yüzle aldatıyor ve zehirliyorsa?
İşte o zaman, bu durumu önceden anlayabilmek ve gerekli tedbirleri alabilmek için, o kalbin yansıtıcısı yüze iyice ve dikkatlice bakmak gerek.
Mesela ben çok iyi tanıdığım bir insanın yalan söylediğini sık sık gözlerini yummasından anlarım. Bu durumda olan insanların kimisi gözlerini yumar, kimisi gözlerini mahcup edalarla kaçırır, kimisi de istem dışı el ve vücut hareketleri yapar.
Kalbin fitne ve fesat merkezli talimatlarına yüz direnir, onun için organlar uyumsuzlaşır ve huysuzlaşır. Buradaki yüz, yüzdeki anlamını yitirir, dolayısıyla “yüzsüz”leşir.
Şimdi birileri çıkmış barış çağrısı yapıyor. Bu çağrıyı yapanların yüzüne dikkatlice bakın nasıl yüzsüzleştiklerini göreceksiniz.
Kalleşce saldırılarını sürdüren kanlı Terör örgütüne tek bir olumsuz laf söyleyemeyeceksin, sonrada çıkıp barış çağrısı yapacaksın. Ülke dün yaşanan saldırı da 4 vatan evladına ağlarken, sen çıkıp ” 90’ların, 93’lerin ruhuna dönmek, bu halka yapılabilecek en büyük zulümdür diye” ahkam keseceksin.
Kimseyi kandıramazsınız..
Bugün gelinen noktada anlamını yitirmiş bir yüzünüz varsa, başka bir düşüncenin boyunduruğu altına girmişsiniz ve dolayısıyla yüzsüzsünüz demektir.
Evet yüzsüzsünüz.

Hadi diyelim ki, aynanın karşısına geçtiniz ve yüzünüze bakıyorsunuz; vicdanınız ve kalbiniz arkadan sızlamıyorsa, aynada yüzünüzü bulamazsınız, yüzsüz olduğunuzun itirafını da kolay kolay kabul edemezsiniz.

Kendi yüzünde özgün kişiliklerinin en değerli yansıtıcısı olarak kendi yüzlerini taşıyanları, buradan bir kez daha selamlıyorum…
Bu vatan için canını feda eden şehitlerimize de Allah tan rahmet diliyorum.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam